Türk Daması

Bilgisayarda yapılmamış bir oyun ararken tavla tahtasının arkasına sıkışıp kalmış olan Türk Dama’sı geldi aklıma ve böylelikle ilk olarak 1991 yılında pascal ile dos ekranında yazmaya başladım kodlarımı.

1992 – 1994 yılları arasında askere gidince mecburen geliştirmeye ara vermek zorunda kaldım. Asker dönüşü PC World dergisi ile Microsoft’un ikincisini düzenledikleri Altın Disket 1994 yarışmasını duyunca katılmaya karar verdim.

Yarışma bitimine 6 ay gibi bir süre vardı, bu süre içinde pascal’da grafik arabirimini öğrenerek önceden yazmış olduğum kodları yeniden elden geçirdim. Sonuç olarak iki kişinin oynayabileceği bir Türk Daması oyunu ile yarışmaya katıldım ve dereceye girdim. Güzel bir organizasyon ile Çırağan Sarayın da ödüllerimizi almıştık.

O yarışmada kim birinci oldu öğrenmek isterseniz buraya tıklayınız.

İlerleyen zaman içinde bu oyunun herkes tarafından farklı oynanması programı geliştirirken bir hayli sorun yaşamama neden olmuştu. Dama üzerine yazılmış kitap aramaya başladım ama bulabilene aşkolsun. İstediğiniz kadar satranç kitabı var ama bizim kendi oyunumuza ait sadece kulakdan dolma bilgiler bulunmakta.

Uzun uğraşlar sonucunda iki kitap bulmayı başarabildim. Bunlardan ilki 1974 yılında diğeri ise 1988 yıllarında yazılmış. Kitaplarda öyle ilginç oyunlar var ki sormayın. Amacım bütün bu açmazları bilgisayara oynatabilmek. Bunun üzerinde çalışmalarım fırsat buldukça devam ediyor.

Türk Daması

DAMA NEDİR?

Bir tahta üzerine çizilmiş sekiz eşit kolonun sekiz eşit sütuna bölünmesiyle 64 kareden meydana gelen şekil üzerinde oynanılan bir oyundur. Karşılıklı iki kişi ile oynanır. Her oyuncuda onaltışar taş olmak üzere otuziki taşla oynanır.

Bütün taşların hedefi 8. nci son sütuna çıkıp dama demektir. Bu sütuna ulaşan taşlara dama taşı denir. Damaya çıkmamış taşlar, yoz taşlar (Piyon) olarak isimlendirilir.

Damaya çıkan taş yoz taşlardan farklı olarak sağa sola, ileriye, geriye hareket edebilecekleri gibi birkaç kare birden atlamak sureti ile «L» ler çizerek gezinebilir. Ancak bu hareketi yapabilmesi için her «L» çizişte bir veya birkaç taş alması gereklidir. İleriye ve geriye taş alarak hareket eden dama, aynı sütun üzerinde, ileriye taş almışsa geri, veya geriye taş almışsa ileriye ters dönüş yapamaz.

Oyuncuların oyun sırası birer hamleden ibarettir. Dama oyununda gaye karşı tarafın taşlarını tüketip, oyunu kazanmaktır. Ustalık dereceleri eşit olan damacıların oyunlarında bir dama taşı 5 yoz taşa bedeldir. Damaya çıkabilmek için 5 taşı feda etmekten ya da karşı tarafın damasını kesmek için 5 taşı feda etmekten çekinmemek gerekir. Oyun bitiminde her iki tarafın birer taşı kalırsa oyun berabere biter, taşlardan biri dama olsa bile durum değişmez. Zira oyuna devam edilmesi halinde sonuç sonsuzdur. Damanın oynanış tarzında aşağıdaki kurallara mutlak şekilde uymak mecburiyeti vardır.

TÜRK DAMASI KURALLARI ve TÜRK DAMASI NASIL OYNANIR

1. Her iki oyuncuda gerek kendisinin bastığı (Taşını istediği), gerekse rakibinin bilerek verdiği taşların hepsini ilk hamlede almak mecburiyetindedir. Bu mecburiyet olmasaydı, oyun kurma imkanı bulunmazdı.

2. Eğer bir oyuncu iki taraflı taş almak durumunda kalırsa ve alınacak taşların adetleri eşitse istediği taraftan almakta serbesttir. Ancak bir taraftan daha az ve diğer taraftan daha çok taş almak imkanı mevcutsa, o zaman çok olan taşları almak mecburiyetindedir. Az olan tarafta rakibin daması bulunsa bile yine çok taraftaki taşları almak mecburiyetindedir. Ayrı ayrı taşlarla birkaç yerden taş almak mecburiyeti bulunsa bile en fazla rakip taşın bulunduğu yerdeki taşları toplamak zorunluluğundadır. Damaya çıkmış bir taş için dahi bu mecburiyet kesindir.

3. Bir oyuncu yerinden kaldırdığı taşı oynamak mecburiyetindedir. Asla geriye dönmek hamleden vazgeçmek ve taşı eski yerine getirme imkanı yoktur.

4. Taş basmalarda (taş istemelerde) rakip mutlaka ikaz edilmelidir.

5. Damaya giden bir taş 7. nci sütuna geldiği an, rakibe “bir eksik” (yani damaya çıkmaya bir sütun kaldı) diye ikaz edilir. Taş Dama olduğunda rakip oyuncu “dama ” diyerek uyarılır.

Yukarıdaki bilgiler Ali Erdoğan Örnek ‘in DAMA (1974) adlı kitabından alınmıştır.